dna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2014 Cuma

2014'TE BİLİM ALANINDA GERÇEKLEŞEN EN BÜYÜK 5 ATILIM

Bilim dünyasında 2014 yılında muhteşem gelişmeler yaşandı. Science dergisi tarafından oylamaya sunularak, seçilen en iyi 5 gelişme bu haberimizde yer alıyor. 

DNA Zincirini Genişleterek Yeni Amino Asitler Sentezletmek: 
Normalde DNA zincirinde 4 farklı nükleotit bulunur. Guanin-Sitozin ve Adenin-Timin çiftleri doğada bulunsa da, bilim insanları X ve Y adı verilen 2 yeni baz daha ekledi. Genetik olarak modifiye edilen E.koli bakterisinden ekstra bir DNA alfabesi alınarak genişletilen yarı sentetik mikropta 6 farklı baz kullanıldı. Normal DNA zincirlerinde sadece G,C,T,A bulunurken yeni DNA zincirinde ilk kez X ve Y adı verilen iki farklı baz zinciri daha kullanıldı. Diğer bazlarla bağlanarak DNA zincirine tümüyle entegre olan bazlar sayesinde bu yarı-sentetik mikrop tümüyle eşsiz oldu.Sonraki adım ise bu ekstra DNA bazlarını kullanarak normalde organizmalarda olmayan proteinleri sentezlemek.



Hepatit C için Kolay Tedavi Yöntemi:
2011 Mayıs’ına kadar Hepatit C virüsüne karşı tek tedavi 48 haftalık ribavirin hapları ve haftalık interferon e njeksiyonları yapılmalıdır. Bu tedavinin ciddi yan etkileri vardır ve genelde işe yaramaz. Bu ay piyasaya yeni sürülen iki ilaç doğrudan HCV’ye karşı savaşıyor ve yan etkileri daha az. 8 haftada tedavi imkanı veren ilaç en büyük dezavantajı ise fiyatı, tek bir hap  1000 dolara geliyor.



Diabeti Tedavi Edecek Kök Hücreler: 
10 yıldan uzun süredir yapılan denemelerden sonra insan kök hücrelerini, insülin hormonu salgılayan pankreatik β hücrelerine dönüştürüyor. Reçete ise çok kompleks; hücreler embriyonik kök hücrelerden ya da yeniden programlanmış yetişkin hücrelerinden üretiliyor. Bu nedenle ekildiğinde , diabetiklerin bağışıklık sistemi tarafından reddedilebiliyor . Fakat bu ilerleme sayesinde şeker hastalığının tedavisine bir adım daha yaklaşıldı.    


Genç Kanla Yaşlıyı Gençleştirmek: 
Genç ve yaşlı farelerin dolaşım sistemleri incelenerek, yaşlanan farelere genç fare kanı verildiğinde beyin kas hücrelerinin gençleştiği görüldü. Doktorlar artık genç donörlerden alınan kan plazmalarını Alzheimer hastalarında test etmeye başladı.

yaşlılık

Kuyruklu Yıldıza İnmek:
Evet 2014 yılında bir kuyruklu yıldızı incelemeyi başardık. Avrupa’nın en hırslı görevi 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyruklu yıldızına Rosetta uzay aracının çamaşır makinesi büyüklüğünde Philea uzay aracını indirmesiyle başarıya ulaştı. Normalde 100 kg civarında olan sonda kuyruklu yıldızın düşük çekimi nedeniyle 1 grama düştü. Üç kez yerinden oynayan sondanın bulduğu sonuçların şaşırtıcı olduğu belirtiliyor.

philae 3 kez




17 Aralık 2014 Çarşamba

DNA ATMOSFER TESTİNİ GEÇTİ

Yaşam Moleküllerinin Uzaydan Dünya’ya Gelebilmeleri Mümkün
Zürih Üniversitesi’nden (UZH - İsviçre) araştırmacılarca gerçekleştirilen bir deney, yaşamın kalıtım şifrelerini taşıyan DNA moleküllerinin, uzayın dondurucu soğuğuna ve atmosferden geçişte oluşan yüksek sıcaklığa dayanabildiğini kanıtladı.
UZH Anatomi Enstitüsü’nden Prof. Oliver Ullrich ve Dr. Cora Thiel, İsveç’in Kuzey Kutup Dairesi içinde kalan Esrange Uzay Merkezi’nde gen aktifleşmesine yerçekiminin etkisini araştırmaya yönelik bir deneyin hazırlıklarını yapıyorlardı. Akıllarına bir de “biyolojik imza” denen, moleküllerin uzay yolculuğu koşullarında kararlılığını sınamak geldi. Dr. Thiel’e göre bu moleküller “geçmişte ya da günümüzde dünya dışı yaşamın varlığını kanıtlayabilecek moleküller”. Araştırmacılar, tasarladıkları “DNA Atmosfer Geçişi Deneyi “ adlı yeni deney için Texus-49 adlı roketin dış yüzeyine pipetler içinde plazmid denen DNA parçacıkları yerleştirmişler.
Deney sonunda incelenen DNA moleküllerinin büyük bölümünün canlılıklarını korumakla kalmadıkları, taşıdıkları genetik bilgiyi bakteri ve bağ doku hücrelerine transfer edebildikleri gözlenmiş.
Pek çok bilimci, DNA moleküllerinin dış uzaydan dünyamıza gelebileceği konusunda görüş birliği içinde. Bunlar, Dünya’ya uzaydan her gün 100 ton kadarı yağan toz ve meteoritler içinde taşınabilir.
DNA’nın uzay koşullarına olağanüstü dayanıklılığı, dünya-dışı yaşam araştırmalarında da dikkate alınması gereken bir faktör. Prof.Ullrich, “Sonuçlar gösteriyor ki, alınan tüm önlemlere karşın keşif için giden uzay gemilerinin, indikleri yere Dünya’ya ait DNA taşımaları olanak dışı değil” diyor.

1 Aralık 2014 Pazartesi

40.000 YILLIK MAMUT KLONLANABİLİR Mİ?

Bilim adamları 40.000 yıllık bir mamutu sonunda klonlayabilirler. Fakat bu nasıl olacak?


Sibirya’da geçen yıl kar ve buzulların koruması altında bozulmamış bir mamut cesedi bulunmuştu. Bugünlerde Güney Kore’den araştırmacılar bu mamuttun cesedinden ulaştıkları kanımsı sıvıları kullanarak onun DNA’sının tüm bilgilerine ulaşmaya çalışıyorlar. DNA bilgisinin tümüne ulaşamadıkları takdirde günümüzdeki fillerin DNA bilgilerini de kullanarak bu genom bilgisini tamamlamayı düşünüyorlar.