uzay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uzay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2015 Cuma

Stephen Hawking: Uzaylılar Dünyanın Sonunu Getirebilir

Stephen Hawking, dünya dışı varlıkların gezegenimizi keşfetmesinin insanlığın sonunu getirebileceği uyarısında bulundu.



Ünlü İngiliz fizikçi Stephen Hawking, İspanya'da yayın yapan 'Spain's El Paris'e verdiği mülakatta dünya dışı varlıklar ile ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. 
Söz konusu röportajda dünya dışı varlıkların başka bir deyişle uzaylıların insanlığın sonunu getirebileceği uyarısında bulunan Hawking, bu yönde araştırmalarda bulunmanın  insanlığın kendi sonunu yaklaştırdığı uyarısında bulundu.  
"UZAYLILARIN VARLIĞINI KABUL ETMEK OLDUKÇA TUTARLI BİR TEORİ"
Hawking’e göre, matematiksel olarak dünya dışı varlıkların var olduğunu kabul etmek oldukça olası bir teori. Bu varlıkların göçebe bir kültüre sahip olma olasılıklarının altını çizen Hawking, bu canlıların kendi gezegenlerindeki kaynakları tüketmiş ve yaşama uygun başka gezegen arayışı içinde olma olasılıklarının bulunduğunu da sözlerine ekledi. 
"GEZEGENİMİZİN İŞGALİ İLE SONUÇLANABİLİR"
Bu durumun son derece tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirten İngiliz fizikçi, söz konusu arayışın gezegenimizin işgali ile sonuçlanabileceği olasılığının mevcut olduğunun altını çizdi.  
"AMERİKA’NIN KEŞFEDİLMEMESİNDEN BİLE DAHA KÖTÜ"
Gezegenimizin dünya dışı bir medeniyet tarafından keşfedilmesini Amerika'nın keşfine benzeten Hawking, bu senaryonun gerçekleşmesinin doğuracağı sonucu "Amerika’nın keşfedilmemesinden bile daha kötü" olarak örnekledi. 
Daha önce benzer bir uyarıyı yapay zeka için yapan teorik fizikçi Stephen Hawking, İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen Zeitgeist Kongresi'nde yaptığı konuşmada "Bilgisayarlar, yapay zeka sayesinde önümüzdeki 100 yıl içinde insanları alt edecek" ifadelerini kullanmıştı. 

22 Ocak 2015 Perşembe

ATLAS 5 ROKETİ GÖREV YERİNE GÖNDERİLDİ

Haberleşme teknolojisini daha da geliştirecek yeni Atlas 5 roketi başarıyla fırlatıldı.


ABD ve müttefiklerine füze alarmı, teknik istihbarat, füze savunma sisteminin gelişimini sağlayacak ve haberleşme teknolojisini daha da geliştirecek yeni Atlas 5 roketi başarıyla görev yerine gönderildi.
Roket, Amerika'nın Florida eyaletindeki Canaveral Burnu'nda bulunan Kennedy Uzay Üssü'nden yerel saatle 20.04'te fırlatıldı.
Üzerinde Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), United Launch Alliance'nin (ULA) logoları ve Amerikan bayrağı bulunan roket, Lockheed Martin firması tarafından geliştirildi.
Amerikan hükümetinin isteğiyle ULA tarafından üretilen roket, Rus yapımı bir motor taşıyor ve uçak yakıtı ile sıvı likit oksijenle çalışıyor. 15 milyar dolara mal olan roket, eski Atlas 5 uydularına oranla 16 kat daha hız ve kapasiteye sahip. Roket, ayrıca Amerika'nın geniş bantlı haberleşme sistemini yenisiyle değiştirecek.
Fırlatma dolayısıyla, roketin üretilmesinde yazılım ürünleri kullanılan Siemens, Türkiye ve Almanya, Japonya ve Brezilya'dan bazı gazeteciler için üste bir basın gezisi düzenledi.
Siemens Başkan Yardımcısı ve Üretim Bölüm Şefi Dr. Helmuth Ludwig, AA muhabirine yaptığı açıklamada, roketin fırlatılmasıyla tarihi bir ana şahitlik edeceklerini söyledi.
Uzay endüstrisinin yazılımları için bütün bilgileri birleştirerek ve en yüksek enerjiyi kurgulayarak alternatif geliştirmeye çalıştıklarını vurgulayan Ludwig, şöyle devam etti:
"Bunun üretilmesinde faydalandığımız teknoloji daha önce kullandığımız bir teknoloji değildi. Burada kullandığımız teknoloji insanlara büyük fayda sağlayacak bir şey. Uzay endüstrisine sunduklarımıza baktığınızda Siemens'in katkılarını hemen görürsünüz. Havacılık ve uzay endüstrisi birçok farklı kriteri talep eden bir sektör. İnsanın sıradan hayatını çok kolaylaştıracak yüksek yazılımlar bunlar. Bir yazılım ortaya çıktığında bir diğeri bunu geliştirmeye çalışıyor. Bu bir işbirliği.
Siemens'in havacılık uzay endüstrisi için ürettiği yazılımları olabildiği kadar mükemmelleştirmek için büyük bir çapa sarf ediyoruz. Yüksek teknolojinin bir ürünü olan bu yazılımlar, mühendisliğin ulaştığı son noktayı hayal edebileceklerimizin bir adım ötesine taşımak demek. müşterilerimizin talepleri çok önemli. Onların talepleri doğrultusunda ürünler geliştirmeye çalıyoruz."
Türk şirketleriyle çalışmaktan çok mutluyuz
Siemens'in Türkiye'de de önemli çalışmalar yaptığını kaydeden Ludwig, "Türkiye'de çok önemli müşterilerimiz var. Koç ve Sabancı grubu gibi Siemens'in çalıştığı önemli şirketler var. Bu şirketlerin talepleri doğrultusunda, farklı yazılımlar üzerinde çalışıyoruz. Talep olduğu için teknolojiyi burada da üretken bir şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Türk şirketleriyle çalışmaktan çok mutluyuz" dedi. 
Roket askeri ve haberleşme amaçlı kullanılacak
ULA Ürün Yaşam Evresi Program Müdürü Mike Przekwas, Atlas roketini üretme talebinin Amerikan hükümetinden geldiğini kaydetti.
Roketi üretimini yapanın ve kullanıma sunanın ULA olduğunu anlatan Przekwas, "Bir kontrat yaparak hükümetin bütün taleplerini yerine getirdik ve ürünü sunduk. Bu gece fırlatılacak Atlas 5 roketi diğerlerinden biraz daha farklı. Daha güçlü ve şu anda kullanılan birçok roketten daha büyük bir roket. Roket askeri ve haberleşme amaçlı kullanılacak. Esnek bir araç ve farklı amaçlarla da kullanılabilir" diye konuştu.
Siemens'in yazılım ürünlerini yıllardır kullandıklarını dile getiren Przekwas, bu yazılımların kendilerini büyük avantajlar sağladığını aktardı.
Przekwas, roketin taşıma kapasitesini artırmayı ve olası problemleri çözmeyi bu yazılımlarla yaptıklarını belirtti. 
Przekwas, "Atlas roketlerinin her birini ayrı görevleri var. Her biri farklı yere gider. Bugünkü roketin görevi, GPS uydu sistemlerini geliştirmek. Bundan önceki haberleşme sistemleri o kadar başarılı değildi. Roket, yeni bir haberleşme sistemi başlatacak, yeni bir devri başlatacak diye umuyoruz. 2003'te bir haberleşme uydu sistemi yollamıştık. Bu roket bunun üzerine uzaya yepyeni bir sistem getirecek" ifadelerini kullandı. 
Türk kökenli Fatih ve Eren Özmen'in sahip olduğu Sierra Nevada Corporation (SNC) firmasının Uzay Sistemleri İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcı John Roth, firmalarını özel uzay aracı geliştirdiğini söyledi.
SNC’nin NASA'nın astronot ve kargo taşıyacak güvenilir ve emniyetli bir uzay aracı geliştirmek için Dream Chaser'i ürettiklerini hatırlatan Roth, "İlginç tasarımı olan bir cihaz. Kanat gibi görünen kısım aslında kanat değil. Bütün gövdeyi havaya kaldırmaya yarayan ve aerodinamik özelliği olan bir tasarım. NASA'nın bizden istediği bütün kriterleri yerine getirdik. İnsanları bir yerden bir yere götürmek bizim en önemli önceliğimiz" şeklinde konuştu. 
Türkiye uzay çalışmalarının parçası olmak istiyorsa memnuniyetle karşılarız
Türk firmaları, üniversiteleri ve yetkilileriyle uzay araştırmaları için çalışmaya hazır olduklarına vurgulayan Roth, "Türkiye uzay çalışmalarının parçası olmak istiyorsa biz bunu memnuniyetle karşılarız. Firma sahiplerimizin Türk olması nedeniyle birçok Türk genci bizimle çalışmak istiyor. Başvurularına cevap vermekte zorlanıyoruz. ABD'nin burada çalışmak için belirli kriterleri var, en azından green kart veya Amerikan vatandaşlığı olması lazım" dedi.
Roth, SRC'nin de Siemens'ten yazılım desteği aldığını ve bu konuda önemli bir işbirliği içinde olduklarını belirtti. 

26 Aralık 2014 Cuma

CERES'TE YAŞAM OLABİLİR

Cüce gezegen Ceres’te yaşamı destekleyen koşulların olabileceği belirtiliyor.



Bilim adamlarına göre yaklaşık 950 km genişliğinde olan cüce gezegen Ceres’te yaşamı destekleyecek koşulların olabilir.
Gezegensel  Bilim  Enstütüsü (Planetary Science Institute) üyelerinden Jian-Yang Li, sıcak ve nemli bir iklime sahip olduğunu düşündükleri Ceres’te yaşam için uygun koşulların olabileceğini belirtiyor.
Ceres, küçük kütlesine rağmen Mars ve Jüpiter arasında yer alan Astroid Kuşağındaki en büyük gezegen olarak biliniyor. Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) 'Dawn' isimli uzay aracı Mart 2015’te Ceres’in yörüngesine girecek ve burada çeşitli araştırmalar yapacak.
Bir gezegende yaşamın oluşması için 3 şart olduğunu belirten Jian-Yang Li’ye göre bu şartlar, kullanılabilir su, bir enerji kaynağı ve kimyasal elementler.
Yüzeyinde su bulunduğu tahmin edilen Ceres ile ilgili konuşan Li, Cüce gezegenin yüzde 40’nın sudan oluştuğunu ve bunun gezegenimizden sonra bilinen en büyük su rezervi olduğunu belirtti. Li’nin açıklamalarına göre, şu an için tek bilinmeyen nokta bu suyun ne kadarının sıvı halde olduğu.
NASA'nın Dawn isimli uzay aracının yapacağı çalışmalardan sonra teorilerinin netlik kazanacağını belirten Li, Ceres’te saydığı tüm koşulların bulunabileceğinin altını çiziyor.

24 Aralık 2014 Çarşamba

GAP'A UZAY DESTEĞİ.!

GAP kapsamında bölgede yapılan tarıma, uzay teknolojileri ile destek verecek.


Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK)  Uzay Teknolojileri Enstitüsü, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında bölgede yapılan tarıma,uzay teknolojileri ile destek verecek.
 
TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Enstitüsü ile GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı arasında "GAP Bölgesinde Hassas Tarım ve Sürdürülebilir Uygulamaların Yaygınlaştırılması Projesi'' imzalandı.
 
TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  TÜBİTAK UZAY'ın, yer gözlemi konusunda önemli tecrübeler elde ettiğini, edinilen tecrübeleri kamu kurum ve kuruluşlarına aktardıklarını söyledi.
 
İmzalanan projeyle geleneksel tarıma, uzay teknolojileri desteği sağlanacağına işaret eden Çavuşoğlu, "Memleketimizin kaynaklarını israf edilmekten kurtaracağız. Projenin ortaya koyduğu sonuçlarla insan kaynaklarını en verimli şekilde kullanacağız. Böylece refahın artırılmasına destek sağlanmış olacak. Projenin, tarım sektöründe çığır açacağına inanıyorum" dedi.
 
Projeye ilişkin bilgi veren Çavuşoğlu,  GAP bölgesinde hassas tarım ve sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması için 4,8 milyon liralık bütçe belirlendiğini kaydetti. Çavuşoğlu, 3 yılda tamamlanması planlanan projeyle, bölgede ulusal düzeyde ekonomik gelişme ve sosyal istikrarın sağlanmasının hedeflendiğini dile getirdi. "Türkiye'de geleneksel tarım uygulamalarında, havacılık veuzay teknolojilerinin kullanılmasıyla, hassas tarım uygulamalarına geçiş amaçlanıyor" diyen Çavuşoğlu, projenin ülke ve bölge için çok önemli olduğunu vurguladı. 
 
Uydu destekli tarım
 
Proje kapsamında uydu ve hava platformlarından alınan görüntülerle tarım alanlarının analizi yapılarak, hassas tarım uygulamaları geliştirilecek. Başta milli uydular RASAT ve Göktürk-2 görüntüleri olmak üzere, çok bantlı uydu görüntüleriyle hava platformlarından alınacak veriler kullanılarak, GAP bölgesinde yetiştirilen ürünlerin detaylı analizi yapılacak. Analizler sonucunda, tarım arazilerinde ekilen ürün tespiti, rekolte tahmini, toprağın gübre ve sulama ihtiyacı, bitki hastalık durumu tespit edilecek. 
 
Ayrıca proje ile GAP bölgesinde hassas tarım uygulamalarında kullanılmak üzere yürütülecek Ar-Ge faaliyetleri neticesinde, bilgi yönetim sisteminin uygulama yazılımı da geliştirilecek.

17 Aralık 2014 Çarşamba

DNA ATMOSFER TESTİNİ GEÇTİ

Yaşam Moleküllerinin Uzaydan Dünya’ya Gelebilmeleri Mümkün
Zürih Üniversitesi’nden (UZH - İsviçre) araştırmacılarca gerçekleştirilen bir deney, yaşamın kalıtım şifrelerini taşıyan DNA moleküllerinin, uzayın dondurucu soğuğuna ve atmosferden geçişte oluşan yüksek sıcaklığa dayanabildiğini kanıtladı.
UZH Anatomi Enstitüsü’nden Prof. Oliver Ullrich ve Dr. Cora Thiel, İsveç’in Kuzey Kutup Dairesi içinde kalan Esrange Uzay Merkezi’nde gen aktifleşmesine yerçekiminin etkisini araştırmaya yönelik bir deneyin hazırlıklarını yapıyorlardı. Akıllarına bir de “biyolojik imza” denen, moleküllerin uzay yolculuğu koşullarında kararlılığını sınamak geldi. Dr. Thiel’e göre bu moleküller “geçmişte ya da günümüzde dünya dışı yaşamın varlığını kanıtlayabilecek moleküller”. Araştırmacılar, tasarladıkları “DNA Atmosfer Geçişi Deneyi “ adlı yeni deney için Texus-49 adlı roketin dış yüzeyine pipetler içinde plazmid denen DNA parçacıkları yerleştirmişler.
Deney sonunda incelenen DNA moleküllerinin büyük bölümünün canlılıklarını korumakla kalmadıkları, taşıdıkları genetik bilgiyi bakteri ve bağ doku hücrelerine transfer edebildikleri gözlenmiş.
Pek çok bilimci, DNA moleküllerinin dış uzaydan dünyamıza gelebileceği konusunda görüş birliği içinde. Bunlar, Dünya’ya uzaydan her gün 100 ton kadarı yağan toz ve meteoritler içinde taşınabilir.
DNA’nın uzay koşullarına olağanüstü dayanıklılığı, dünya-dışı yaşam araştırmalarında da dikkate alınması gereken bir faktör. Prof.Ullrich, “Sonuçlar gösteriyor ki, alınan tüm önlemlere karşın keşif için giden uzay gemilerinin, indikleri yere Dünya’ya ait DNA taşımaları olanak dışı değil” diyor.

28 Kasım 2014 Cuma

UZAYA YOLCULUK

Uzay yolcuları 2015'te yola çıkacak

Uzay yolcuları 2015'te yola çıkacak


Yer çekimsiz ortamda yaklaşık 7 dakika geçirmek için Türkiye'den de 8 kişinin başvurduğu uzay seyahatinin ilki, gelecek yılın ilk yarısında yapılacak.

SCX şirketinin X-Cor Lynx Uzay Roketi'nin Türkiye temsilciliğini üstlenen VIP Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Ceylan Pirinçcioğlu, yaptığı açıklamada, 4 yıl önce planlanan uzay yolculuğunun ilk uçuşunun bu yılın sonunda yapılmasının öngörüldüğünü ancak bazı eksiklikler nedeniyle 2015'in ilk yarısına ertelendiğini söyledi.



Uzaya gönderilecek roketin çok farklı bir teknolojiye sahip olduğunu belirten Pirinçcioğlu, "Yerden roket olarak kalkıyor ve kendisi iniyor. Bu, uzay turizminin birinci adımı" dedi.

Uzaya gideceklerin yaklaşık 7 dakika yer çekimsiz ortamda kalacağını aktaran Pirinçcioğlu, "Yerküreden hareket, dönüş toplam bir saatlik heyecan. Çok ilgi duyuluyor. Uzay turizmi için şu anda dünyada bin kişi bunu talep etmiş ve parasını vermiş. Uzaya yolculuk yapmak isteyen on binlerce kişi daha var. Türkiye'den de gitmek isteyenler var. Parasını yatıran 8 kişi bulunuyor. Bir seyahatin bedeli 100 bin dolar" diye konuştu.

"Bir mucizeye tanıklık edecekler"

Fırlatılacak rokette bir kişinin uzay yolculuğuna çıkacağını ifade eden Pirinçcioğlu, "X-Cor Lynx Uzay Roketi" adı verilen özel araçla uzay yolculuğuna gideceklerin, bir mucizeye tanıklık edeceklerini dile getirdi.

Uzay programının toplam bir saatlik adrenalin dolu uçuşu kapsadığını, roketin kalkıştan 4 dakika sonra saniyede 3 bin 564 kilometre hıza ulaştığını anlatan Pirinçcioğlu, şöyle konuştu: "58'inci kilometrede motorlarını kapatıyor ve itme gücü ile 100 kilometre yükseğe tırmanmaya devam ediyor. 100 kilometre yüksekliği aştığınız anda da resmi olarak astronot kabul ediliyorsunuz. Yer çekimsiz ortamda yaklaşık 7 dakika kalınıyor. Daha sonra düşüş başlıyor ve tam bu sırada 4G kuvveti ile adrenalin seviyeniz maksimuma çıkıyor. Lynx, bunların hepsini bir yardımcı pilot olarak deneyimleme şansının yanı sıra uluslararası bilimsel araştırmalarda yer alma imkanı sunuyor. Lynx Uzay Roketi'nin kalkış ve inişi için Karayipler'in Curacao Adası'na özel olarak inşa edilen bir liman kullanılacak."

"Çocukluğumdan beri uzaya gitme hayalim vardı"

Uzay yolculuğu yapmak için başvuran Ahu Aysal Kerimoğlu da yolculuğun 2015'te gerçekleşeceğini, hazırlık çalışmalarının devam ettiğini belirterek, ilk tarihin 2014 sonu olarak verildiğini ancak sürecin biraz uzadığını anlattı.

Kerimoğlu, "Bu yolculuk, uzaya yapılacak ilk ticari yolculuk olacağından özel bir mekik hazırlanıyor. Bu mekik, yapım aşaması bittikten sonra testlere tabi tutuluyor. Herhangi bir aksama fark edildiğinde tarihi en az 6-7 ay ileri atabiliyor" dedi.

Çocukluğundan beri uzaya gitme hayali kurduğunu söyleyen Kerimoğlu, "Bunu gerçekleştirebiliyor olmaktan çok mutluyum. Kızlarım ve dostlarım bu kararımı destekledi ve bu da beni bir o kadar daha fazla motive etti. Gezinin maliyeti eğitimler, simülatör, sıfır yer çekimi uçuşu vs. hariç 100 bin dolar civarında" şeklinde konuştu.